Tag Archives: makatta çatlak tedavisi ankara

Anal fissür ve kolonoskopi

anal-fissur-makatta-catlak-tedavisi-ameliyati (5)

Tüm anal hastalıklarda en ciddi tanı hatası, hemoroid veya çatlak (fissür) zannedilerek altta yatan daha ciddi bir barsak hastalığının (örneğin ülseratif kolitin ya da bir barsak kanserinin) atlanması olacaktır. Bazen gözle gördüğümüz sadece aysbergin suyun üstünde görünen küçük bir kısım olabilir

Çatlaklarda (Akut fissürlerde) yaklaşım

anal-fissur-makatta-catlak-tedavisi-ameliyati (10)

Makat çatlağında (anal fissürde) kronik ve akut olarak iki şekilde sınıflandırma (tiplendirme) yapılır. Akut fissürler, kısa süreli ve küçük çatlaklardır ve yüzeyseldir. Akut çatlaklar bebekler dahil olmak üzere herkeste, bazen geçici, yüzeysel olarak oluşabilir. Bu aşamada lezyonlar yakalandıklarında inatçı olmazlar ve kolayca tedavileri yapılır.

Anal fissür (makat çatlağında) sınıflandırma

anal-fissur-makatta-catlak-tedavisi-ameliyati (4)

Kronik ve akut olmak üzere Makat çatlağında (anal fissürde) tiplendirme/sınıflama ikiye ayrılır….

Anal fissür tedavisinde flep tekniği

anal-fissur-makatta-catlak-tedavisi-ameliyati (2)

Kronik anal fissürlerde yaşanan en temel sorunlardan biri de kas spazmı (iç sfinkter kası anal kanal basıncının artması – İAS kas basıncı)dır. Basıncın normal seyirde olmasına rağmen doğum sonrası oluşan çatlaklar ve fissürün geliştiği bazı hastalıklar meydana gelebilir. Bunu açıklamak tahmin edilebileceği gibi epey zordur.

Anal fissürde fissürektomi nedir?

anal-fissur-makatta-catlak-tedavisi-ameliyati (1)

Makat çatlağındaki (anal fissürde) fissürün kesilmesi ve çoğu zaman bu alanda kasın belirli bir miktar kesilmesine Fissürektomi denir. Bu ameliyat tamamen çağdışıdır ve yapılmaması gerekir. Çoğu cerrahların ve öğrencilerimin bunu bildiğini düşünüyorum.

Anal fissür tedavisinde botox

anal-fissur-tedavisi-botox-ameliyati-ankara (8)

Kronik anal fissürlerdeki (KAF) temel sorun, kas spazmı (Anal kan basıncı yani, İAS kas basıncı-iç sfinkter kası). Tedavinin esasını yüksek basıncın normale çekilmesi oluşturur. Bu amaçla; uygun olan yöntemin kararlaştırılması gerekir ki bu yöntemler ameliyatla aşırı kasılan fibrotik kasın (İAS’nin- iç sfinkter kasının) aşırı kasılmanın giderilmesi için kısmen kesilmesi ve botox injeksiyonu, gliseril trinitrat gibi kas spazmını azaltan kremlerdir. Son batılı kaynaklar yani Guideline’lar sırayla GTN, daha sonra Botox tedavilerinin cerrahi uygulanmasından önce uygulanması yönündedir.

Modern yaklaşım stratejileri ile anal fissür

anal-fissur-tedavisi-botox-ameliyati-ankara (11)

Kronik ve akut olarak makat çatlağı / anal fissür iki tiplendirmeye (sınıflandırma) ayrılır. Akut fissürler kısa süreli küçük ve yüzeysel çatlaklardır. Yüzeysel zorlanmayla bebekler dahil herkeste geçici akut çatlaklar oluşur. Kolayca tedavi edilebilmesi için inatçı lezyon olmadıkları bu aşamada yakalanmalıdırlar.

Anal fissürün gebelik-doğum sürecinde oluşması

anal-fissur-makatta-catlak-tedavisi-ameliyati (8)

Oldukça sık rastladığımız ciddi bir sorun gebelik ve doğum sürecinde basur (hemoroid) oluşumu dışında ya da buna ek olarak anal fissür gelişmesidir. Barsak alışkanlıklarında değişikliğe ve kabızlığa gebelik bazı hanımlarda yol açabilmektedir. Pelvik dokuların zorlanması ve ödemlenmesi yine zor doğumlarda anal çatlakların doğum sonrasında (postpartum) oluşmasıyla sonuçlanabilir.

Anal fissür (makatta çatlak) tedavisinde anal dilatasyon

anal-fissur-tedavisi-botox-ameliyati-ankara (2)

Anal fissürlerin (çatlakların) gelişim mekanizmasını anal kanal basıncının artması ve yırtılır tarzda ağrının tetiklediği refleks kas spazmının oluşturduğu tablo tanımlıyor. Yüksek olan anal basıncın normale çekilmesi tedavinin esasını bu patogenetik mekanizma (hastalık gelişimi) çerçevesinde de oluşturur.

Anal fissür ameliyatı sonrası gaz gaita kaçırma

anal-fissur-tedavisi-botox-ameliyati-ankara (3)

Cerrahlar ve hastalar tarafından çekinilen komplikasyonlar arasında gaz inkontinensi- anal inkontinens (gaita-gaz kaçırma), makatta çatlak (anal fissür) ameliyatından sonra önde gelmektedir. Çeşitli düzeylerde, 10 ameliyattan 1’inde geliştiği bildirilmiştir.